Biz Kimiz?
Serin’in hikâyesi, aslında çok küçük yaşlarda başlayan büyük bir tutkuyla şekillendi.
İlköğretimini Fransa’da, lise eğitimini ise İstanbul’da tamamladı. Ardından Nice Üniversitesi’nde Uluslararası Hukuk ve Avrupa Hukuku alanlarında lisans ve yüksek lisans eğitimi aldı. Beş dil bilen, farklı kültürlerde büyümüş, güçlü bir vizyona sahip genç bir kadın olarak kurumsal hayata adım attı.
Fakat kısa süre içinde, içinde bulunduğu dünyanın ona aradığı heyecanı, üretme isteğini ve gerçek anlamda ait olma duygusunu vermediğini fark etti. Kendi yolunu çizmesi gerektiğini biliyordu. Cesur bir karar aldı, kurumsal hayattan ayrıldı ve kadın girişimci olarak kendi markasını yaratma yolculuğuna başladı.
Bu yolculuğun temelinde ise yıllardır değişmeyen bir sevgi vardı: atlar.
Serin, 4 yaşından beri ata biniyor. Çocukluğundan bugüne kadar atlarla kurduğu bağ, onun için yalnızca bir spor ya da hobi olmadı; hayatının en özel parçalarından biri haline geldi. Atların zarafetinden, özgürlüğünden ve insanla kurduğu güçlü bağdan ilham aldı. Zamanla bu tutku, onu binicilik dünyasına farklı bir bakış açısı kazandırmaya yöneltti.
Binicilik kıyafetlerinin yalnızca teknik ve işlevsel değil, aynı zamanda şık, zarif ve günlük hayata uyum sağlayan parçalar olması gerektiğine inandı. Çünkü ata binen bir kadının ya da erkeğin, antrenmandan sonra başka bir ortama geçerken kıyafet değiştirmek zorunda kalmadan kendini hem rahat hem de iyi hissetmesi mümkündü.
Serin’in amacı çok net:
At binicilerine performansı yüksek, kaliteli ve konforlu kıyafetler sunarken; aynı zamanda şehir hayatına uyum sağlayan, zarif ve dikkat çekici bir stil yaratmak.
Ancak bu marka yalnızca profesyonel ya da amatör binicilere hitap etmiyor. Atları seven, onların ruhuna, estetiğine ve zarafetine hayran olan; binicilik yapmasa bile bu dünyanın duygusunu üzerinde taşımak isteyen herkese ulaşıyor.
Serin, at sektörüne yalnızca yeni kıyafetler değil; biraz renk, biraz şıklık, biraz cesaret ve çokça tutku katmak istiyor. Tasarımlarında hem sahadaki performansı hem de günlük yaşamın zarafetini bir araya getiriyor.
Kısacası Serin, at sevgisini yalnızca manejlerde bırakmıyor; onu günlük hayata, stile ve kişisel duruşa dönüştürüyor.
Bu bir marka hikâyesinden fazlası.
Bu, çocuk yaşta başlayan gerçek bir tutkunun; cesaretle, emekle ve zarafetle yeni bir başlangıca dönüşmesi.